Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
" Sana komik bi şey diyim mi? :) "

" Sana komik bi şey diyim mi? :) "


Gün geçmiyor ki iyilik yapmaya çalışıp Yasin'in bana gülmesine sebep olmayayım :)



Bugün doktor randevum vardı.. Bazı sonuçlarımı doktoruma gösterecektim.. Neyse sonuçları gösterdim çıkınca dedik ki çocuklara hastanenin cafesinde bi şeyler yedirelim..



Ben dün gece hiç uyumadım uyku tutmadı.. Bir berjer koltuk olayımız vardı gece yarısı, okuyup gülmek isterseniz buraya ( Tık tık ) :)

Kara Turp ve Bal ile Öksürüğü Sonlandırın

öksürüğe ne iyi gelir

öksürüğe iyi gelecek karışım


Sonbahar ve kış aylarında hava şartlarının ağırlaşması nedeniyle birçok kişi soğuk algınlığı ve Grip hastalığa yakalanırken akabinde uzun süren öksürükle mücadele etmektedir.  Başta çocuklar olmak üzere öksürük her geçen gün artmakta ve özellikle çocuklarınız da burun tıkanıklığına neden olarak uyku problemleri de doğurmaktadır. Öksürüğün ilerlemesi bronşit ve benzeri hastalıkların ortaya çıkması gibi sonuçlar doğuracağından çocuklarınızda ve sizlerde ciddi derecede öksürük meydana geldiği zaman bu konuda özenle davranmalı ve kullandığınız ilaçları destek olarak muhakkak doğal yollarla da tedavi uygulamalısınız. Kara turp ile öksürüğü sonlandırın ve çocuklarınızda hızlı iyileşmeyi gözlemleyin. 
Bu tedavinin uygulanabilmesi için yapılması gereken bir kürdan yardımıyla baştan aşağıya turpu delmek ve bu delikten bal ekleyerek turpun suyu ile birlikte balın bardağa sızmasını beklemek. Sizler birkaç gün bal sızdırma işlemini tekrarlayın ve oluşan karışımı çocuklarınıza aç karnına bir çay kaşığı ile içirin. İnanın öksürük uygulamanın ardından bir kaç gün içinde kesilecek ve çocuğunuz antibiyotik ve diğer ilaçlara maruz kalmadan öksürükten kurtulacak.
Kış aylarında çocuklarınızın uzun süre hasta kalmamalarını sağlamak için dirençlerini yükseltmek gerekmektedir. Bu da ancak sağlıklı ve dengeli beslenme ile sağlanabilirken bunların yanında ek olarak çocuklara bol vitaminli sebze ve meyveler yedirilmelidir. Turp ve bal ile öksürüğü sonlandırın ve bu işlemi bir kez uygulayıp sonuç aldıktan sonra çocuğunuz her hastalandığında muhakkak yapmak isteyeceksiniz ve çocuğunuzu ilaçlara maruz kalmadan iyileşmesini sağlayacaksınız.

öksürük nasıl durur

Bal bilindiği gibi tek başına tüketildiğinde de insan sağlığı için oldukça önemlidir besindir ve çeşitli kürler hazırlayarak içlerine bal ilave etmek bu kürlerin daha verimli ve etkili olmasını sağlamaktadır. Yine kış aylarında öksürük tedavisinde rahatlıkla kullanabileceğiniz ve kolayca uygulayacağınız limon bal ve ılık su karışımı ile çocuklarınızı ve sizleri öksürükten kurtulacak daha dinamik ve zinde kalacaksınız. Bu karışımı özellikle aç karnına günde 3 veya 4 kaşık kadar belirli aralıklarla çocuğunuza içirerek onun sağlığına kavuşmasını sağlayacaksınız. Yetişkinlerde ise bu karışım tek seferde aç karnına alınabilir. Ayrıca sizler hala şekerli çay içme alışkanlığını bırakmadıysanız özellikle bu dönemde şeker yerine ılık çayınıza bal ekleyerek tüketin böylece hastalıklardan korunun. Normal siyah çay yerine Ihlamur ve Ada çayı gibi bitkisel çaylar içmek yine bu dönemde sizleri zinde tutacak içeceklerden olacaktır. Vücut direncini oldukça düşüren soğuk algınlığı, nezle ve grip sonbahar ve kış aylarında sıkça karşılaştığımız rahatsızlıklardandır. Bu nedenle bu aylarda vücudunuzun ihtiyacını önemseyerek beslenmeli vücut direncimizi yükseltecek besinleri bolca tüketmeliyiz. Kış aylarının gelmesiyle C vitamini deposu olan Mandalina, Portakal ve Greyfurt gibi meyveleri vücudumuzun ihtiyacını karşılayacak kadar tüketmeli ve gerektiğinde vitamin takviyesi yapmalısınız sağlıklı bir yaşam istiyor iseniz bedeninizi sağlıklı tutmalısınız.


öksürüğe son verme

Linux RedShift Kullanımı

Linux RedShift Kullanımı

Merhaba dostlar,
"Bilgisayar başındayken gözlerim çok ağrıyor, açamaz duruma geliyorum..." diyor musunuz? Biz çok diyoruz. Özellikle geceleri.. Karanlıkta bilgisayarın ekran parlaklığı ne kadar düşük olursa olsun bir süre sonra yine gözleriniz yaşarmaya, ağrımaya başlayacaktır. Özellikle bizim gibi sürekli bilgisayar başında duran dostlarımız için büyük sorun...

Gözlerimiz hiç ağrımasa olmaz mı?

Emziğine Dokunma!

Buradan eşe dosta, konu komşuya, parktaki teyzeye, bakkaldaki amcaya sesleniyorum: Kızımın emziği sizi hiç ilgilendirmiyor!

Daha önce de yazmıştım; bıkmadan yazacağım. Haddini aşıp çocuğuma "pis o, sen büyüdün, çıkar onu ağzından" diyen olursa; fena çatacağım.

Size ne?

Ben pedagoğa, çocuk psikoloğuna ve hatta diş doktoruna sormuşum; konu üzerine sayfa sayfa yazı okumuşum vermişim kararımı. Sana ne oluyor?

Her çocuğun, her annenin, her evin dinamiği ayrıdır. Sana yanlış gelen şey, bir başka annenin doğrusudur, yumuşak karnıdır.

Benim gözünün içine baktığım, anlamama ihtimaline rağmen her şeyi ince ince açıkladığım, kalbi kırılmasın diye uğraştığım yavrumun ağzından emziği çekip "çıkar onu ağzından, pis olmuş" demek terbiyesizliktir. Sizin sadece emzikten ibaret gördüğünüz şey, benim annesini hiç emememiş yavrum için anne memesi yerine koyduğu arkadaşıdır.

Herkes işine baksın, kendi çocuğunu da kafasına göre büyütsün ama benim çocuğuma karışmasın.




Babalar Günü...

Babalar günü geliyor.

Babalar günü için reklam metni yazmam gerekiyor.

Ne elim gidiyor ne de ortaya çıkan içime siniyor...

Kondurmak istemediğim korkularım gelip klavyemi ele geçiriyor.

Üzülüyorum... Satırlarım ıslak, cümlelerin mürekkibi dağılmış.

Korkuyorum, daha kaç babalar günü kaldı ki?

Profesyonel olmaya çalışmak bazen öyle zor ki...

Tüm hastalara şifa diliyorum...
SAR'ın Etkilerinden Korunma

SAR'ın Etkilerinden Korunma

SAR'ın etkilerinden kendinizi tamamen korumanın bir yolu maalesef yok, siz cep telefonu kullanmayı tamamen bıraksanız bile, çevrenizdekiler kullanacaktır, çevrenizdekilere bıraktırsanız bile baz istasyonları olacaktır.
Ama herkes bilinçlenir ve düşük SAR değerli telefonlar kullanırsa, etkiler elbette azalacaktır...
Kendimizi tamamen koruyamasakta aşağıda yazanlara ugun davranırsak etkilerini azaltabiliriz.

  • Cep telefonu görüşmelerini mümkün olduğunca kısa tutup gereksiz konuşmalardan kaçınmak, yakında sabit hat varsa onu tercih etmek.
  • Acil durumlar hariç çocuklara cep telefonu kullandırtmamak, telefonları onların yakınında tutmamak.
  • Cep telefonu görüşmelerini çocuklardan mümkün olduğunca uzakta yapmak. Hamilelikte cep telefonunu acil durumlar dışında kullanmamak, hamilelik süresince evdeki cep telefonlarını kapalı tutmak.
  • Cep telefonunu bir kulaklık aracılığıyla kullanmak. (Bu, zararı bütünüyle önlemez, ancak azaltabilir. Çünkü kulaklıkla da radyasyon beyne ulaşır.)
  • Konuşma dışında cep telefonunun ekstra özelliklerini kullanmaktan kaçınmak (Bir çalar saat, gece boyunca başucunuzda durarak biyolojik ritminizi altüst edecek cep telefonuyla aynı işlevi görecektir.)
  • Kısa bilgi gönderiminde SMS kullanmak.
  • Cep telefonlarının en savunmasız zamanda yakalayacağı geceleri cihazı kapatma alışkanlığı kazanmak.
  • Cep telefonlarının en çok radyasyon yaydığı zamanlar, telefon çaldığı ve çevirdiğiniz numaranın bağlandığı anlardır. Bu sırada telefonu baş bölgesinden uzakta tutmak. (Gelen çağrıyı açtıktan veya karşı taraf görüşmeye açtıktan 1-2 saniye sonra cihazı kulağa götürmek daha güvenlidir.)
  • Asansör ve otomobil gibi dar ve kapalı alanlarda cep telefonu ile görüşme yapmamak. (Cihaz çekmediği için görüşmenin gerçekleşmesi baz istasyonun daha fazla elektromanyetik radyasyon iletmesini gerektirir.)
  • Baz istasyonları ve taşıma hatlarını, okul, kreş, hastane ve huzurevi gibi alanların uzağında kurmak. (Radyasyondan en çok zararı çocuklar, hamileler ve yaşlılar görür.)
  • SAR değeri daha düşük cihazı tercih etmek daha az radyasyona maruz kalmak demek. SAR değeri düşük cep telefonlarını tercih etmek.
  • Harici antenli cep telefonlarini tercih etmek.
  • Cep telefonunu gün içinde vücudunuzdan olabildiğince uzakta, çantada; çantaniz yoksa, en dis cebinizde tasimak.
  • Cep telefonlarını elektromanyetik fren sistemli taşıtlarda, petrol istasyonlarında ve hastanelerde kullanmamak.
  • Cep telefonlarını elektromanyetik fren sistemli taşıtlarda, petrol istasyonlarında ve hastanelerde kullanmamak.
  • Cep telefonunu kalp, beyin ve cinsel organlara yakin bir yerde taşımamak.
  • Yakınınızda bulunan baz istasyonunu kaldırtmak ve servis yetkililerine, istasyonları için sağlığı tehdit etmeyecek yerler seçme konusunda sorumluluklarını hatırlatmak.
  • Cep telefonunun bir organımız olduğunu zannetmemek, hayatı cep telefonu olmadan idare etmenin yollarını aramak, mümkün mertebe klasik iletişim araçlarını kullanmak.
Not:
Bu sayfadaki yazılar, çeşitli site makalelerden derlenerek
yazılmıştır, kaynaklar aşağıda belirtilmiştir.
Kaynaklar:
Doğuş
Üniversitesi'nden Levent Sevgi Hoca'nın Tempo Dergisi'nde yayınlanan mülakatı,
tamamına aşağıdaki üçüncü bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
http://www.mobile-phones-uk.org.uk/sar.htm
http://forum.donanimhaber.com/m_10917025/tm.htm
http://www.mobil-forum.com/konu-disi/12220-sar-degeri-nedir-ve-telefonlarinizin-sar-degerleri.html
SAR'ın İnsan Vücuduna ve İnsan Sağlığa Zararları

SAR'ın İnsan Vücuduna ve İnsan Sağlığa Zararları

SAR; bizleri yavaş yavaş vuran kesin sonucu ve etkileri hala bilinmeyen görünmez tehlike, ve öyle girmişiz ki bu çemberin içine, cep telefonları vazgeçemediğimiz birer unsur olmuş.
Madem çıkamıyoruz bu çemberden, madem cebimizdeki telefondan vazgeçemiyoruz, en azından satın aldığımız telefonun SAR değerini bilelim, düşük SAR değerli modelleri seçelim, özelliklerinden çok SAR değeri ile ilgilenelim.
Bizim bu tutumumuz karşısında, üreticiler daha çok çalışacak ve düşük değerli telefonlar yapmak zorunda kalacaklar, hemde kesin etkisi bilinmeyen SAR'dan 15 - 20 sene sonra daha az etkilenmiş olmayı umacağız.
SAR'ın bilinen zararlarına bakacak olursak;

Kısa Vadeli Zararları (24 Saat)
  • Görüş alanında daralma
  • Kalp rahatsızlıkları
  • Kalp pilinin bozulma riski
  • Hafıza zayıflaması ve beyin tümörü riski
  • Yoğun stress ve yorgunluk hissi
  • Kalıcı işitme bozuklukları
  • Konsantrasyon ve dikkat bozulması
  • Embriyo gelişiminin zarar görmesi
  • Kulak çınlaması ve kulaklarda ısınma
  • Kadınlarda düşük riskinin artması
  • İşitmede geçici aksaklıklar oluşması
  • Kan hücrelerinin bozulması
  • Baş ağrıları ve sersemleme
  • Bağışıklık sisteminin bozulması
Uzun Vadeli Zararları (10 Yıl)
  • Yüksek tansiyon
  • Genetik yapının bozulması
  • Sperm sayısının azalması
  • Beyaz kan hücresi (lenfoma) kanseri
  • Cilt kanseri
  • Kan beyin bariyerinin zedelenmesi
Şimdi soruyorum!
Bunları bildiğiniz halde; araştırmadan, sadece görüntü ve özelliklerine kanarak, yüksek SAR değerli telefonları alarak, hem kendinize hem ailenize, hem çevrenizdekilere zarar vermeye devam edecek misiniz?