terör etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
terör etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Irkçı Değilim Allah Belamı Versin

Irkçı Değilim Allah Belamı Versin

   Bir çocuk geliyor dünyaya.Koyu renkli,esmer bir çocuk.Kimliğinde müslüman ve Türk vatandaşı olduğu yazıyor.Yinede sevilmiyor.Büyüyor,okula başlıyor.Arkadaşları onu sevmiyor.İstanbul Türkçesi konuşmuyor diye, rengi koyu diye, meshebi farklı diye.Yanlız kalıyor.Büyümeye devam ediyor.Ondan taş atmasını istiyorlar.Para veriyorlar, kandırmaya çalışıyorlar.O kabul etmiyor.Ben ülkeme ihanet edemem diyor.Sevilmediği ülkesine ihanet etmiyor arkadaşları gibi.Ailesi zorlanıyor.Daha fazla dayanamayıp büyük şehirlere göç ediyorlar.İçinden geçiriyor burası daha kötüymüş diye.Çünkü burada hiç ama sevilmiyor.Onları sevmeyenler bilmiyorki neden buralara geldiklerini.Bilseler severler ama bilmiyorlar.Öğrenmek için çaba bile gösteriyorlar.Esmer çocuk kendini azınlık gibi hissediyor.Yinede onu kandırmak isteyenlere kanmıyor.İş arıyor ama kimse ona iş vermiyor.Nedenini anlamışsınızdır.
   Anlatmak istediğim çok basit.Genelleme yapıyoruz.Esmer mi, Türkçesi bozuk mu, memleketi duğuda mı işte o çocuk ne yaparsa yapsın bizim gözümüzde piç, bölücü, hırsız, yaşamaya bile hakkı yok.Hani Van'da deprem olmuştu.Etrafımda çok duydum.Ohh bee Allah belalarını verdi.Yada buna benzer laflar.Yunus vardı enkazın altından anlamsızca bakan.O çocuğa dediler işte iyi olmuş diye.Bende diyorumki.İnsan mısınız lan siz he. Babasından gizli gittiği internek kafe üstüne yıkılmış çocuğun.O çocuk mu bölmeye çalışıyor vatanı.O mu vuruyor Mehmet'leri.Onun ne suçu var bu hakaretleri almak için.Yada Yunuz gibi nice çocuk.Dışlanıyorlar.Dışlanan insanı kandırmak kolaydır.Kendinizi onların yerine koyun.Kimse seni sevmiyor, dışlanıyorsun, öte yandan birileri yanına geliyor ve diyorki bize katıl biz senin yanındayız.Ne yapardınız siz.Şimdi bana derler, terör yanlısısın sen, onları savunuyorsun sende onlardansın.Hayır asıl sen onlardansın.Böyle yaptıkça bölünmeye dahada yardımcı oluyorsun.Belki çok iyimser yazmış olabilirim.Olsun.
Başlık Koyamadım

Başlık Koyamadım

  Geçenlerde balkonda oturup amatörce yaptığım karakalem çalışmalarıyla uğraşıyordum. Sonra sokakda bir gürültü koptu. Sokağa bakan balkona koştum ve gördüğüm manzara ile insanlığımdan tiksindim. Mahallenin bütün gençleri birbirine girmiş. Bunu gören aile büyükleride işin içine katılmıştı. Küçük çocuklar ise kaldırımda öylece oturmuş ağlıyorlardı. Kavgada bıçaklar, sopalar, silahlar kullanılmaya çalışıldığını gördüm. Sonra sokağa çok yakın olan karakoldan iki kişilik bir ekip arabası geldi. Arabadan inen polisler kavgaya müdahale  edemedi. Arkadan birden fazla ekip arabası gelince polisler kavgayı ayırdı. 'Ne oluyor burda neden kavga ediyorsunuz?'gibi şeyler sordu. Kavgaya karışanlardan biri elini kaldırarak 'Sen karışma komserim' dedi. Bu ne demektir arkadaş. Sen nasıl dersin bu lafı. Bunu diyende de kürt asıllı bir genç. Aynı soruyu bir başka polis sordu ama ses tonu biraz daha sert ve korkutucuydu. 'Arkadaşlar söylemezseniz hepinizi toplarız. Şimdi birisi ne olduğunu söylesin.
' Sorudan sonra daha yaşlı olna bir adam 'Ya komserim çocuklar aralarında tartışmışlar bunlarda gelip bizim çocuğa vurmuş. Nasıl vurabilirlen lan onlar bizim çocuğumuza?' Yada buna benzer kelimeler söyledi. Ben şaşırdım tabi. Yahu bu çocuktur, saftır, her yöne çekilir. Bu kavga onlarıda etkileyecek. Birbirleriyle konuşmadan iki düşman gibi büyüyecekler. Üstelik çocuk kavgasını hepiniz bilitsiniz. Birbirlerine vururlar ama sonra aynı şişeden kola içerler.
   Polisler kavgayı ayırdılar, birkaç kişiyide gözaltına aldırlar. Sonuç olarak ellerine geçen şey sadece kin ve düşmanlık içinde bir ömür. Peki neden, benim çocuğum seninkine vurmuş eee, bende size vuracağım. Yok böyle birşey. Ben bu tür insanların toplumdan ayrılmasına yanayım. Ayrılsınlar ki dostça ve arkadaşça yaşayalım. Toplumdaki ırk çatışmaları bu şekilde büyürse Türkiye'den malum ırk silinir. Sonuçta ise Fransa gibi devletlerin ders kitaplarına Türklerin yaptıkları bir katliam daha geçer. Ha derseniz böyle birşey Türkiye'de olmaz. Bende size karadenizde yavaş yavaş olmaya başladığı söylerim. Belkide bilmediğim bölgelerde de vardır böyle ırk kavgaları. Devletimizi hepiniz biliyorsunuz. Aman ab, abd, insan hakları birşey der diye elini bile kaldıramıyor. Şahsen ülkemin içine bile müdahale edildiğini düşünüyorum. İnsaları kışkırtan bir sürü insan var. Bu arada geçenlerde harleri izliyordum. Doğuda bir ilde halk sokağa dökülmüş ve polisle çatışıyor. Anneme dönüp 'Anne ben burda polis yada asker olsam öleceğimi yada ömür boyu hapis yatacağımı bilsem yineden üstümde kalan son mermiyi de kullanırım' dedim. Evet kullanırım ayrıca oradaki polislere hayranım. Tam bir sabır taşı her biri. Düşünsenize kimse sizin orada olmanızı istemiyor. Kaldığınız konutlara saldırılar oluyor. Sizi taşlıyorlar ve dışlıyorlar. Siz orada yaşayabilirmisiniz. Ayrıca kafama takılan bir konu var molotof yasası çıktı ama hala kullanılıyor. Bildiğim kadarıyla polislerin silah kullanan bir kişiye karşı silah kullanma yetkisi var ama kimse silahını kullanmıyor. Neden demiyeceğim nedeni çok açık ve net. Yinede Türkiye'm için endişeli değilim kendini Türk olarak hisseden herkes ne olursa olsun, ne yaşanırsa yaşansın, ne kadar kan akarsa aksın herkese haddini bilderecektir. Sadece zaman ne olacağını gösterebilir. Şu an gözümde değerini kaybeden o kadar insan ve kurum varki bunların olmadığını düşünürsek Türkiye'yi bir afrika kabilesisayılır. Umarım anlamışsınızdır. Ülkemizin bu durumundan çıkardığım sonuç ise durumlar kötüye gidiyor ve Türkiye'nin tarihinde hiç olmadığı kadar çok düşmanı var. İnsan ne diyeceğini bilemiyor. Bu konularda kurulan cümleler her yöne çekilir. Yazıyı okuyanlar saçmaladığımı yada salak olduğumu düşünebilir. Aslında güzel yazı yazarım. Ama konu  bu olunca cümlelerin arasındaki bağı kuramıyorum. Hepinize şehitsiz günler dileyerek veda ediyorum. Artık iyi günler bile dilemek istemiyorum.

Kimler Geldi Kimler Geçti

Yıllardır terörle mücadele eden devlet her şehit verilişinde açıklamalarda bulundu gelin bu açıklamaları birlikte inceleyelim






Olay: 15 Mayıs 1992, Uludere Taşdelen Jandarma Karakolu, 29 şehit, 15 yaralı Başbakan Süleyman Demirel: “Ne kadar vahşice olursa olsun Türkiye Devleti bunun hakkından gelecektir”










Olay: 25 Ekim 1991 Hakkari – Çukurca Çınarlı ve Çayırlı Jandarma Karakolları, 17 şehit İçişleri Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu: “Anlaşılıyor ki, dört bir taraftan saldıran kalabalık bir terörist grubuna karşı burada görevli askerlerimiz kahramanca karşı koymuşlardır.”

 

Olay: 15 Ağustos 1984, Siirt, Eruh, Hakkari Şemdinli İlçesi Baskınları, 1 Şehit, 9 yaralı Genel Kurmay Başkanlığı: “Eruh ve Şemdinli olayları üzerine derhal incelemeye başlanmış ve her iki bölgeye sevk edilen takviye birlikleri ile teröristlerin yakalanması için geniş bir operasyona başlanılmıştır.” Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Üruğ: "Devlet eşkiyaya pabuç bırakmaz, huzurlu olun"





Olay: 24 Mayıs 1986, Tunceli – Pülümür – Hasangazi, 4 şehit, 7 yaralı İçişleri Bakanı Yıldırım Akbulut: "Başımız sağolsun, Türk milleti sağolsun. Hainler mutlaka hüsrana uğrayacaktır. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın"








Olay: 2 Mart 1987, Diyarbakır- Eğil, 1 şehit, 1 yaralı TBMM Başkanı Necmettin KARADUMAN: “Devletimiz güneydoğudaki her türlü şer’in üstesinden gelebilecek güçtedir. Bu hainane teşebbüsleri, hareketleri yapanlar er geç pişman edilecektir.”

Olay: 13 Ağustos 1989, Bahçesaray Kaymakamının konutu ateşe verildi DYP Genel Başkanı Süleyman Demirel: “Baskınlar saldırılar devam ederken iktidar sorumluları duvar gibi sessiz kalmakta, devletin radyo ve televizyonlarından bilgi edinmek mümkün olmamaktadır.”







Olay: 4 Ağustos 1991, Şemdinli Samanlı Jandarma Sınır Karakolu, 10 şehit, 5 yaralı İçişleri Bakanı Mustafa Kalemli: ‘Operasyonlarda emniyet –jandarma işbirliğinin sağlanmasını istedi. Başbakan Mesut Yılmaz : “Bu katil eşkıyalar nerede olursa olsunlar hak ettikleri cezayı göreceklerdir. Belki yaptıklarından pişman olmaya bile vakitleri olmayacaktır.”

Olay: 7 Ekim 1991 Çukurca Çayırlı Jandarma Karakolu, 11 Şehit, 2 yaralı Milli Savunma Bakanı Barlas Doğu: ‘‘Eşkiyanın defteri er geç dürülecektir. Artık her türlü ok yaydan çıkmıştır"
Olay: 21 Ekim 2007 Hakkari, Dağlıca Karakolu12 şehit, 16 yaralı, 8 kayıp Başbakan Tayyip Erdoğan: “Öfkemiz ve kinimiz çok fazla. Başımız sağolsun. Soğukkanlı şekilde bu olayların üzerine gitme konusunda kararlıyız" CHP Genel Başkanı Deniz Baykal: “PKK aracılığıyla Türkiye’ye karşı bir örtülü savaş yürütülmektedir. Türkiye, terörle mücadele hedefini bu anlayış içinde belirlemelidir" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: “ Başbakan, TBMM’de aldığı yetkinin ne anlama geldiğinin idrakinde olmalı ve sınır ötesi mutlaka yapılmalı, bu kanlar yerde bırakılmamalı. Hükümet olağanüstü hal ilanı dahil gerekli düzenlemeleri derhal Meclis’e getirmeli." Eski Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral Hilmi Özkök, “ TSK’ nın ve Türk milletinin, Türk devletinin azmi hiçbir zaman sona ermeyecektir."

Olay: 19 Haziran 2010 Şemdinli Tekeli Taburu, 9 şehit, 14 yaralı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan: “Hangi güçler adına taşeronluk yaptığı milletimiz tarafından bilinen terör örgütü yok edilinceye kadar mücadelemiz devam edecektir."


Hepiniz gördünüz arkadaşlar yorumu ben yapmıyorum ve sizlere bırakıyorum.