İPEK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İPEK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İPEK’ÇİĞİMİN BANYO SAATİ


Benim tatlı mutlucuğumun en mutlu olduğu anlardan biri de banyo saati..
Ve İpek’çiğim artık altı aylık :)





Tatlı banyo havlumuz ve tırtıl oyuncağımız için Dresslink’e çok teşekkürler…

LEOPAR TULUM


İpek’çiğim leopar tulumuyla bugün gezmelere giderken ;)




tulum-panço / saç bandı-ben yaptım

İPEK’İMLE ♥


Doğumdan bu yana kızımla çekilebildiğimiz –içime sinen- ilk fotoğraflar…


İPEK’ÇİK DÖRT AYLIK


İpek’çiğim de büyüde de dört aylık oldu bile. Zaman tahmin ettiğimden hızlı geçiyor aslında, iki çocuklu hayat, yeni bir şehre alışma, yeni insanlar tanıma süreci derken Şubat ayı geldi bile.
Gaz sancıları henüz bitmemişken bir de diş sancılarıyla tanışmaya başladık. Görünüşe bakılırsa bu süreç daha da zor geçeceğe benziyor çünkü son on gündür uyku düzeni diye bir şey kalmadı.
Onun haricinde her şey yolunda çok şükür. Gittikçe güzelleşiyor, daha da tatlılaşıyor :) Sabah uyanıp göz göze geldiğimizde başlıyor gülücüklere :))






MUTLU YILLAR


Sevdiklerimizle birlikte, barış içinde geçireceğimiz sağlıklı, mutlu, huzurlu bir yıl diliyorum hepimize…






Ben size söylemeyi unuttum, biz evimize kavuştuk çok şükür, yerleşme-alışma dönemini bile atlattık.
İki çocuklu hayat oldukça yoğun geçiyor. Yeni yıl dileklerimi üç gün gecikmeli yazma nedenim de bundandır.
Ama fırsat buldukça yine burada olacağım.
Özlemişim…
Sevgilerimle…

KIRK KINASI


Arman da olduğu gibi kırk günümüz dolduğunda yaptığımız bütün faaliyetlerden farklı olarak İpek’çiğime bir de kırk kınası yaktık, o güzel ellerine dokunmaya kıyamasam da annemin ısrarları baskın geldi. Çünkü kız çocuğuna kırkı içinde kına yakılırsa ‘eli bereketli, yemekleri lezzetli olurmuş’. Böylelikle, bir geleneğimizi daha yerine getirmiş olmanın mutluluğuyla, kırkımızın da çıkmış olmasının verdiği rahatlıkla başladık gezmelere…


Yine yumurtalarımızı topladık…


Bu da İpoş’un ördüğüm taçla ilk pozu..


Not: İki çocuklu hayatla birlikte bloğumu da iyice ihmal ettiğimin farkındayım. Kırk gün yazısını 53 günlükken yazmam da bu sebeptendir. Bu yüzden bütün bebişlere daha gazsız günler dileyerek ben kaçıyorum ;)

İPEK’İN YARI KIRKI


(gecikmiş yayın :)
İlk kez, bundan üç buçuk yıl kadar önce, Arman’ın doğumunda tanışmıştım bu adetlerle. Ve ikinci kez uygulamak da İpek’le kısmet oldu. Detaylı olarak Arman’da anlatmıştım yarı kırk olayının detaylarını. İpek’çiğim de bugün yirmi günlük oldu çok şükür. Arman’da olduğu gibi kendi evimde, eşimle, arkadaşlarımla-komşularımla geçirdiğimiz gibi güzel hatıralarım olamadı bu defa, bir yanım eksikti…

İki çocuklu hayata gelince; eşim de yanımda olmadığından birazcık zor, birazcık yorucu, birazcık uykusuz ama fazlasıyla güzel bir duyguymuş. Hele de bir erkekten sonra bir de kız çocuk verdiği için Allah’a ne kadar şükretsem az, bu iki inanılmaz duyguyu da yaşattığı için…

İPEK’İMİZE KAVUŞTUK


19 Eylül Cumartesi sabahı saat 02.56’da pembe-beyaz bir küçümen olarak dünyaya geldi kızımız. 39. haftada, normal doğumla, 3.270 gram olarak ve sağlıkla geldi bebeğimiz çok şükür.
İlk olarak İnstagram’dan duyurabildim bu güzel haberi iki arada bir derede. Bloğumu ihmal ettiğimin de farkındayım ama ancak fırsat bulabildim. Gelen maillere, bloğuma, İnstagram’a gelen güzel yorumlarınıza, telefonla mesajla ulaşan herkese çok teşekkür ederim.


*Arman'la İpek'i tanıştırma anı...

Başta Betül ve ikinci doğum detaylarını soranlar için;
Hamileliğimin son üç ayı, yaz aylarına denk geldiğinden sanırım, ilk hamileliğime kıyasla zor bir hamilelik dönemi geçirdim. Eşim yanımda olamadığından, bir de oğlumla ekstra ilgilenmem gerektiğinden fazlasıyla da yorucu geçti diyebilirim.
Doğum kısmına gelince; oğlumda ağrıyla başlamıştı doğum belirtilerim. Bu defa saat 00.30 gibi gelen su oldu ilk belirti, duşumu alıp evden çıkmamız, hastaneye varışımız saat 01.30 falandı. Ağrılarım da yavaş yavaş başladı ve saat 02.56 da İpek’çiğime kavuştum. Hep söylendiği gibi, ikinci doğum daha çabuk ve daha kolay oluyormuş gerçekten. Ve sabah saat 09.00 gibi de hastaneden çıkabileceğimi söylediler.
İkinci çocuk olduğundan, acaba ilki kadar sevebilir miyim diye düşünmeden edemiyordum, hamileliğim boyunca ama o, ilk kucağıma verdikleri anda içime çektiğim koku var ya işte o tüm dünyaya bedeldi… Allah dileyen herkese bu güzel duyguyu yaşatsın..
Tek eksik tarafım eşimdi :( Neyse ki o günün gecesinde 24 saat dolmadan gelebildi ve sadece dokuz gün yanımızda kalabildi…
Eşim bir süre daha yanımızda olamayacak, şimdi iki çocuklu hayatıma alışma ve bu büyülü güzelliği yaşamakla meşgulüm, yeniden görüşebilmek dileğiyle…