Mesleki gelişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mesleki gelişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Mühendislik Yönetimi Nedir

AR-GE yönetimi gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde sanayinin en önemli parçasıdır. Şirketlerin Dünya üzerinde etkin role sahip olması, temsil edilen ülkenin teknoloji ve inovasyon da üstün kılması için AR-GE çalışmalarının olması gerekir. Ülkemizde verilen önem her geçen yıl artmakta olup, disiplin ve özveriyle şirketlerin başarıları artmaktadır.

Yıllardır bu çalışmaların yavaş ilerlemesinin en büyük nedenlerinden biri AR-GE sürecinin zor ve pahalı bir süreç olmasıydı. Bunun yanı sıra üstün düzeyde bu iş için eğitimli mühendislerin ve teknik elemanları azlığı da yadırganamaz. Ülkemizin ihtiyaç duyduğu AR-GE yatırım ve teşvikleri devlet tarafından son zamanlarda ciddi şekilde desteklenmektedir. Önde gelen yatırımcılarımız ve şirketlerimiz artık bu sürecin zorunlu varlığını hissetmiş, çalışmalara hız vermiştir.

Eğitimli mühendisin ve teknik personelin oluşmasıyla AR-GE süreci ciddi bir çalışma alanı bulmuştur. Bu açığı kapatmak adına Mühendislik Yönetimi Lisansüstü eğitim düzeyinde eleman yetiştirmektedir.

Mühendislik Yönetimi



Mühendislik yönetimi, mühendis veya teknik personelin proje ve tasarımlarını yönetmek için gerekli olan eğitim almasıdır. Proje yönetimi gibi fonksiyonel yönetimleri de tarif etmek için kullanılır. Mühendis yöneticileri, mühendis ekibini yönetmek için kullanılan hem genel yönetim hem de mühendislik disiplinlerinde eğitimli ve deneyimli olması gerekir.

Mühendislik yönetimi bölümü, 1908 yılında Stevens Teknoloji Enstitüsü İşletme Mühendisliği bölümünde kurulmuştur. İlk kez bölüm olarak 1967 yılında eski adıyla Missouri Rolla Üniversitesi yeni adıyla Missouri Bilim ve Teknoloji Üniversitesinde kurulmuştur.
Amerika dışında ilk olarak Almanya Berlin’de 1927 yılında kurulmuştur. Türkiye’de ise ilk defa 1982 yılında lisans ve lisansüstü eğitim sunan İstanbul Teknik Üniversitesinde oluşturulmuştur.
Akademik düzeyde verilen nicel ve nitel yönetim dersleri mühendis yöneticileri yetiştirmektedir. Özellikle 3 alanda çalışma alanı: inovasyon ve stratejik yönetim, ürün ve hizmet işlemleri için analiz yönetimi, ürün ve proje yönetimi vardır.

Kısaca Mühendislik Yönetimi, bilim insanı ve mühendislerin, AR-GE yönetiminin, teknoloji süreçlerini kısaca stratejik ve operasyonel kararlar ile üst düzey yönetici olmak isteyenler için
Endüstri mühendisliği ve sosyal bilimlerin disiplinlerarası iş alanıdır.

Mezun Olacak Mühendislere Tavsiyeler

Bir bahar dönemine daha başlangıç yaptık. Son sınıf olan arkadaşlar artık son viraja girdiler ve yavaş yavaş 4 yıldır evi bildikleri okullarında artık misafir konumuna geçiyorlar.

Bir mühendislik öğrencisinin okul hayatı çok hareketli geçer. Genelde Dersleri alttan almalar, üstten vermeler, bütler, yaz okulları v.s.

Ama geriye dönüp baktığınızda göreceğiniz şey bu sıkıntılar olmayacaktır. Gördüğünüz şey samimi dostluklar, unutulmaz anılar, zor bir hayat sınavı ve tabi ki diplomanız.

Diploma demişken sahi okul bittikten sonra ne olacak? İşte işin düğüm noktası burası; mezuniyet balosu, sonra genel tören derken okulunuzdan bir çıkış belgesi alacaksınız vee döneceksiniz evinize. İşte arkadaşlar şimdiden ne yapacağınızı kararlaştırmanız ileride yapacağınız işlerle ilgili vakit kazanmanıza neden olacaktır.

Mezun olduktan sonra karşınıza birkaç seçenek çıkacak;

“Mezun olunca hemen piyasaya atılacağım ve çalışacağım” diyen arkadaşlar,öncelikle askerliği halletmeniz gerekli. Bugün tüm sektörler “askerlikle ilişkisi olmayan” mühendis arıyorlar. Nedeni de basit, tam işi öğrendiniz artık okul bilgileri ile piyasa bilgileri birleşip sizden tam randıman alınacakken kapınız çalınır ve askere çağırılırsınız.  Bu da firmanın yetiştirdiği elemanının elinden gitmesi demek. Unutulmaması gerekilen önemli bir kısımda şudur; Eğer fikriniz bu yönlü ise çıkış belgenizi aldıktan sonra az bir süre tatilinizi yapın ve hemen gidip askerlik işlemlerinizi başlatın. Zaten başvurunuzdan ileri bir tarihte gideceksiniz. Birde durduk yerde gideceğiniz tarihe kadar beklemeyin boşuna.

Diğer bir seçenekte “yok arkadaş hazır hızlanmışken devam edelim” diyerek yüksek lisansa edilen niyettir. Bir master öğrencisi olarak şunu açık bir biçimde söyleyebilirim ki yüksek lisans apayrı bir şey. Bir defa lisanstaki herşeyi biliyor olarak varsayılıyorsunuz. Bazen konuları sizin kendi başınıza çalışıp anlayıp anladığınızıda ispat etmeniz gerekebilir. Artık o meşhur bilimsel makalelerin de içerisine yavaş yavaş dalıyorsunuz. Daha çok projeler üzerinde çalışıyorsunuz. Alanınız belli oluyor ve artık siz o iş’te “uzman” sıfatına erişmeye çalışıyorsunuz. Tabiki kolay olmayacak. Çünkü siz akademisyenliğin ilk basamağındasınız. Son olarak eğer böyle bir niyetiniz varsa kesinlikle ara vermeden hemen yapmalısınız aksitaktirde soğursunuz ve aynı randımanı elde edemeyebilirsiniz.

Son olarak genelde tercih edilen yollardan birisi de KPSS’ye girip devlet kadrosunda mühendis olmak. Bunu söyleyince aklıma eski bir hocamızın sözü geliyor; ”arkadaşlar devlet kadroları doldu size yer yok özel sektör sizleri bekliyor” demişti. Haksızda sayılmaz hani. Bugün bazı mühendislikler haricinde diğer alanlar 90 puan ve üzeri istiyor. Sıkı bir çalışma ve hatta dershane desteği gerekebilir.

Benim mezun olacak mühendislere tavsiyeler  immi? Ben bugünlerde mezun olmaya hazırlanan arkadaşlara şunu belirtmek istiyorum. Her mühendislik öğrencisinin kafasında basit yada karmaşık bir fikir bir hayal vardır. Bugün bilim sanayi ve teknoloji bakanlığı, tübitak, kosgeb, kalkınma ajansları, ekonomi bakanlığı, özel teşebbüsler ve bunun gibi birçok kurum fikirlere değer veriyor ve size bunu gerçekleştirmek için bazı “destek programları-hibeler” veriyor.  Bu gibi unsurlar bir mühendis tarafından iyi değerlendirilip girişimci yönü olan arkadaşlara büyük avantajlar sağlayabilir.

Sonuç olarak tüm arkadaşlara şimdiden hayatlarının kalan kısmında başarılar dilerim. Unutmamanız gereken şeyler etik değerleriniz, hedefleriniz, prensiplerinizdir…

(alıntıdır)

Barajlardan Nasıl Elektrik Üretilir !


Araç Park Etmenin Formülü


Araç Nasıl Park Edilir


Küçük bir hesap yapınca sonucu hep birlikte göreceğiz. Sizin yerinizi işgal eden öndeki ve arkadaki aracı görmezden gelin. Ama birkaç parça bilgiye ihtiyacımız olacak.

Matematik İle Araç Park Etmenin Formülü
araç park etmek

1. Aracınızın dönme açısı: r

2. İki tekerlek arasındaki mesafe: l

3. Ön tekerlekle tampon arasındaki mesafe: k

4. Arkasında park etmek istediğiniz aracın genişliği: w

Şimdi bu değişkenleri bir formülün içine entegre etmemiz gerekli ki siz de aracınızın o yere sığıp sığmayacağını hesap edersiniz.







Araç park etmenin formülü Londra Üniversitesi’nde hoca olan Simon Blackburn tarafından ortaya atıldı. Stanford’ta Matematik hocası olan Keith Devlin, NPR’den Audie Cornish’e “basit matematiğin zekice bir uygulaması ” dedi.

Devlin’e göreyse en karmaşık kısmı eski dostumuz olan Pisagor Teoremi. Lise matematiğinden hatırlayacağınız gibi Pisagor

Teoremi    a²+b²=c² ’ dir.

Devlin’in formülü aracınızın uzunluğundan ziyade ne kadar fazladan yere sahip olduğunuzu, aracınızı sağa sola hareket ettirmeden rahat bir şekilde nasıl park edeceğinizi söylüyor. Buna mükemmel paralel park etme adını veriyor.

Blackburn’ün formülü aracınızın dönme kapasitesinin yay şeklini tam bir daire üzerinde çizerek, sonra da o dairenin merkezinden Pisagor’un sevdiği dik üçgenler çıkararak kullanılıyor.
Şöyle devam ediyor: “Matematik insanların yaparak ve yaptıkça uzmanlaştığı alanlardaki detaylarda size farklı bir anlayış sunuyor.”


araç park etmenin formülü


“Aslında bir şeyler üzerindeyken ister dışarda olsun ister aracın içinde bu tarz şeyleri yaparken işinde iyi olan birer matematikçi oluyoruz. Ama buna matematik demiyoruz ve sadece arabasını park edebiliyor diye de insanları matematik dersinden geçirmiyoruz. “ diyor Prof.Devlin.

Mühendislik Öğrencileri İçin Kendini Geliştirme Rehberi

Merhaba arkadaşlar bu yazımız Mühendislik öğrencileri için kendini geliştirme rehberi hakkında olacak.
İngilizce “engineer” (mühendis) sözcüğünün kökeni “engine” sözcünden değil, Latince “ingeniatorem” sözcüğünden gelir. “Yenilik üretme konusunda yetenekli kişi” anlamındadır. Yenilik de kişinin kendini yenilemesi ile başlar. Fark yaratan, değer yaratan, etrafını değiştiren bir kişi olabilmek sanırım bunları gerektirir.
 
Bir mühendislik öğrencisinin öğrenim hayatı boyunca sorduğu/soracağı en yararlı soru şudur: “Kendimi nasıl geliştirebilirim?”
Bu sorunun önemi, sorulduğu zamana göre değişir. Hazırlık öğrencileri, daha olayı bilmediklerinden böyle bir sorunun varlığından bile habersizdirler. Birinci sınıf mühendis öğrencileri ise daha birinci sınıftadır, kendini geliştirmeye çokça zamanları vardır. İkinci sınıf mühendis öğrenciler temel teknik derslerin başlamasıyla hafiften silkelenmeye başlarlar. Özellikle kulüp faaliyetleri ile uğraşanlar bu dönemde kendini geliştirme konusunda biraz daha farkındalığa sahip olurlar. Üçüncü sınıflar mühendis öğrencileri, teknik derslerin zorluğu ile ilk dönemde şaşkınlığa uğrarlar. İkinci dönemde ise silkelenmenin yerini titreme alır, çünkü öğrenci hangi alanda çalışacağına karar vermek ister ama henüz sektörü tanımadığı için endişeye kapılır. Dördüncü sınıfa gelmiş kişi için ise… Bu soruyu sormak için artık çok geçtir.

Dördüncü sınıflar mühendis öğrenciler için tabi ki karamsar bir tablo çizmek istemem, sonuçta kendini geliştirmenin yaşla bir ilgisi yoktur. Ancak günümüzde iş hayatı, teknoloji, sosyal çevremiz, ekonomi, trendler vs ne derseniz deyin, her şey çok hızlı değişiyor. İş hayatı başladığı zaman bu hızı takip etmek gerçekten çok zor olur. Bunun için en ideali, kendini geliştirme konusunu tüm üniversite hayatına yaymaktır.



Kendini geliştirmenin ilk koşulu, bilmediğimizi bilmektir. Doğru bilgiye ulaşmak kolaydır, yeter ki o bilgiye ihtiyacımız olduğunu bilelim ve araştıralım. Günümüzde bilgiye ulaşmak konusunda bir sıkıntımız yok. Hocalar bazen derste, kendi dönemlerindeki kitap yokluğundan yakınırlar. Günümüzde gerek Türkçe, gerek çeviri olsun, çok başarılı teknik kitapları kolayca bulabiliyoruz. Onun dışında internet artık her an elimizin altında. Dolayısıyla bir mühendislik öğrencisinin öğrenememe konusunda bir mazereti olamaz ve olmamalı.
Şimdi kendini hangi konularda, nasıl geliştireceğini öğrenmek isteyen mühendislik öğrencileri için 3 maddelik bir reçete yazıyorum. Bu reçeteyi uygulayın ve ne kadar harika bir mühendis olduğunuza inanamayın!

1. Mesleki ve teknik gelişim
Unutmayın; mühendis, bilimsel ve teknolojik esaslara göre ortaya ürün, sistem ve süreç çıkaran kişidir. İster teknik alanda çalışın ister satış, mesleğin esaslarını iyi bir şekilde bilmelisiniz. Bunun da üç yolu var; okumak, araştırmak ve uygulamak. Okumak ve araştırmak konusunda sıkıntımız olmaması gerektiğinden yukarıda bahsetmiştim, kitaplar ve internet bizleri bekliyor. Ama uygulama konusu biraz bizi zorlayabilir. Bunun da iki yolu var:
***Proje ödevlerini ve bitirme tezini uygulama konusu olarak almak.
*** Öğrenci kulüplerinin proje çalışma gruplarına katılmak.
Uygulama hem mühendislik nosyonumuzun gelişmesini sağlar hem de yeni bilgiler öğrenmek için bizleri zorlar. Üç fazlı transformatörün ne olduğunu araştırmak yerine tasarımını ve simülasyonunu yapmak, bir mahallenin OG dağıtım şebekesini çizmek, motor kontrol devresi tasarlamak ve uygulamak, standart ve yönetmeliklere göre bir binanın iç tesisat ve aydınlatmasını çizmek vs hangi konu ile ilgileniyorsanız mutlaka uygulamasını yapın. Ayrıca öğrenci kulüplerindeki güneş arabası ekipleri, robot takımları vs gibi gruplar da pratik bilgimizin artması ve takım çalışması duygumuzun gelişmesi için harika ortamlardır.

2. iş hayatına hazırlık
İş hayatı, mühendisler için tabi ki sadece teknikten, projeden vs ibaret değildir. Sorumluluk alma, ekip çalışması ve liderlik gibi özelliklerimizin de gelişmiş olması gerekir. Bu özellikler bazı insanlarda doğal olarak ortaya çıkmış olabileceği gibi bazılarımızda hiç olmayabilir. Ancak bana göre bu özellikler gerekli ortam şartlarında ve kendimizi eğiterek kazanılabilir ve kazanılmalıdır da… İş hayatında önemli sorumluluklar alırız, ekiplerle çalışırız ve onları yönetiriz. Bu özellikleri üniversite yıllarında kazanmak için en uygun ortamlar, öğrenci kulüpleridir. Bir öğrenci kulübünde sorumluluk alırsın, bir ekibe dahil olursun ve kendine yeterince güveniyorsan o ekibi yönetirsin. Bu haliyle etkin bir öğrenci kulübü, iş hayatının küçük bir simülasyonudur. Burada yaptığınız hatalar, size kendinizi geliştirmek için bir fırsat verir. İş hayatında yaptığınız hatalar ise çoğu zaman başarısızlık olarak size geri döner.

3. Sektörel görgü ve bilgi
İş görüşmelerinde bizi öne çıkaracak bir bilgi de sektör ve o şirket hakkında bildiklerimizdir. Çalışmak istediğimiz firma ve onun yer aldığı sektör hakkında hiçbir fikrimizin olmaması, bizi işverenin gözünde pek hoş göstermez. Öğrencilik yıllarında çalışmak istediğimiz sektörler hakkında bilgi sahibi olmak, hangi firmanın ne ürettiğini bilmek bizlere avantaj sağlar. Bunu yapabilmenin tek yolu seminer, panel, fuar gibi teknik etkinlikleri takip etmektir. Bu gibi etkinliklerin bir diğer avantajı ise, mühendislik anlamında gerçekte ne olup bittiğini, nelerin uygulandığını bizlere göstermesidir. Sonuçta, okulda gördüğümüz müfredat yıllardır değişmiyor. Ohm kanunu 150 yıldan fazladır değişmedi. Elektromanyetik alanların oluşumu konusunda yeni bir teori Maxwell’den bu yana gelmedi. Ancak sanayi ve sektör aynı temel esasları kullanmakla birlikte sürekli kendini yeniliyor ve gelişiyor. Bir mühendis olarak bu gelişmeyi zamanında takip etmek bizi farklı kılacak olan noktadır. Aslında herkesin takip etmesi gerekiyor ama biliyoruz ki herkes etmeyecek. En azından bu yazıyı okumamış olanlar…  : )  


                                                                                 
....Alıntıdır....

Makina mühendisi kimdir ? Ne iş yapar ?

TANIM
Her türlü mekanik sistemin, makinenin, makine elemanlarının belirli kriterler çerçevesinde tasarımını yapan, geliştiren, üretimini planlayan, üretim teknolojilerini geliştiren, sistemler arası ilişki ve fonksiyonları kuran, geçerli fiziksel kurallar içinde test eden kişidir.
• Makine Mühendisleri mekanik ve elektronik (ürün) araç, motor, makine ve sistemleri araştırır, geliştirir, tasarlar ve test ederler.
• Elektrik üreten jeneratörler, içten yanmalı motorlar, buhar ve gaz tirübinleri, jet ve roket motorlarının geliştirilmesi ve üretilmesi için çalışırlar.
• Gerekli tasarimi yapmak için, müşteriden gelen tasarı önerilerini, spesifikasyonlari ve daha önce üretilmiş buna benzer araçların detayli tarifnamelerini (manuel) ve verileri inceler ve gerekli araştırmaları yaparlar.
• Araç, motor, makine ve sistemlerin üretimi, isletilmesi, uygulanmasi, kurulmasi ve tamir edilmesi için gerekli koordinasyon çalışmalarını yürütürler.
• Ayrica, sogutma, iklimlendirme üretimde kullanilan robotlar ve malzeme tasima sistemleri üzerinde çalışırlar.
• Makine mühendisleri, üretimdeki ürünün test edilmesi ve kontrolü araçlari ile ilgili çalışan mühendislik personelini yönlendirirler, ürünlerin ve sistemin test edilmesi için çesitli metot ve prosedür geliştirirler (Test Mühendisi)
• Makine Mühendisleri, makine mühendisliği alanlarına giren spesifik alanlarda uzmanlaşabilirler:
Is transferi, hidrolik, elektromekanik, kontrol ve instrumentasyon, robotiks, nükleer sistemler, araçlandirma, iklimlendirme, soğutma veya ürün tipine göre, söyle ki, propulsion sistemleri makine ve mekanik araçlar, ya da is tipine göre, söyle ki, buhar veya gaz üretimi ve dağıtımı, buhar üretim fabrika mühendisliği veya sistem planlama.
• Makine Mühendisleri üretim isleri (fabrika) bakim onarım veya teknik satış alanlarında çalışabilirler.
• Ayrıca özel alana kurulması planlanan bir makine parkuru için gerekli incelemeyi yapıp, makinenin veya sistemin verimli çalışabilmesi için tasarımda bazı değişiklikler önerebilirler.

GÖREVLER
- Tasarlama,
- Üretim yöntemlerini geliştirme,
- Üretimi planlama ve uygulama.
Çalışılan yerin gelişmişlik düzeyi ve özelliklerine göre bu görevlerin ağırlıkları değişebilir. Gelişmekte olan ülkelerde bu işlev daha çok uygulama biçiminde, gelişmiş ülkelerde ise tasarlama, planlama ve üretim yöntemleri geliştirme şeklinde olmaktadır.
- Genellikle makine mühendisi çalıştığı kuruma göre, ucuz ve kullanışlı mekanik sistemlerin, gaz ve buhar türbinlerinin, pistonlu kompresörlerin, soğutma, ısıtma, havalandırma sistemlerinin,içten yanmalı motorların, nükleer reaktörlerin tasarımı, geliştirilmesi ve üretimi ile uğraşır.

KARİYER OLANAKLARI
• Makine Mühendisleri fabrikalarda bakim onarim mühendisi (yardimci isletmeler), kalite kontrol mühendisi (AR-GE bölümü), üretim mühendisi (isletmeler) ve satis mühendisi olarak çalismaktadirlar.
• Birçok Makine Mühendisi belli bir deneyimden ve aldiklari egitimlerden sonra idari konumda çalismaktadirlar.
• Gelismis makinelere araç ve gereçlere duyulan ihtiyaç arttikça makine mühendislerine de duyulan ihtiyaç artabilir. Ancak, ülkemizde, teknoloji üretimi henüz yeterli düzeyde olmadigi için Makine Mühendisleri bilgi ve becerilerini yeterince kullanamamaktadir.
KULLANILAN ALET VE MALZEMELER
- Bilgisayar,
- Hesap makinesi,
- Çizim gereçleri (T cetveli, pergel, rapido, gönye takımı, metre),
- Çeşitli tezgahlar (imalat için).

MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER

Makine mühendisi olmak isteyenlerin;
- Üst düzeyde akademik yeteneğe,
- Şekil ve uzay ilişkilerini görebilme yeteneğine sahip,
- Matematik ve fizik konularına ilgili ve bu alanlarda başarılı,
- Makineler üzerinde çalışmaktan hoşlanan,
- Tasarım gücü yüksek, yaratıcı kimseler olmaları gerekir.

ÇALIŞMA ORTAMI VE KOŞULLARI
 
Makine mühendisleri fabrikalarda, kirli, yağlı ve gürültülü ortamlarda çalışırlar. Ancak yönetici kademelerinde bulundukları zaman büro ortamında da çalışırlar. Makine mühendisi çalışırken nesnelerle ve insanlarla uğraşır.

ÇALIŞMA ALANLARI VE İŞ BULMA OLANAKLARI
 
Makine mühendisleri fabrikalarda, şantiyelerde, santrallerde, araştırma merkezlerinde çalışabilirler. Makine mühendisleri; köprü, baraj gibi büyük projelerden, en küçük bir aracın üretildiği yerlere kadar uzanan geniş bir alanda çalışma olanağına sahiptirler. Hemen her fabrika makine mühendisi çalıştırır. Makine mühendisleri, kendi adına işyeri açma olanağına sahiptirler. Özellikle mekanik tesisat sistemlerinin projelendirilmesi ve uygulanması alanlarında makine mühendislerine ihtiyaç duyulmaktadır. Makine mühendisleri kendi işlerini kurma olanağına sahiptirler.

MESLEK EĞİTİMİNİN VERİLDİĞİ YERLER
 
Mesleğin eğitimi, liseden sonra Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) ile girilen üniversitelere bağlı mühendislik ve mühendislik-mimarlık fakültelerinin "Makine Mühendisliği" bölümlerinde verilmektedir.
 
MESLEK EĞİTİMİNE GİRİŞ KOŞULLARI
 
Bölüme girebilmek için Öğrenci Seçme Sınavında (ÖSS) yeterli “Sayısal (SAY)” puan almak gerekmektedir.

EĞİTİMİN SÜRESİ VE İÇERİĞİ
 
Mesleğin eğitim süresi 4 yıldır. Eğitim süresince; ilk yıllarda, Matematik, Fizik, Kimya, Geometri, Teknik Resim gibi temel dersler, sonraki yıllarda ise, Isı Transferi, Mekanik, Makine Elemanları, Makine Tasarımı, Nükleer Enerji, Mukavemet, Motorlar, İmalat Yöntemleri, Termodinamik ve Enerji Dönüştürüm Sistemleri konularında dersler okutulmaktadır. Dersler uygulamalı (pratik) ve kuramsal (teorik) olarak sürdürülür. Ayrıca, yaz aylarında staj zorunluluğu vardır.

MESLEKTE İLERLEME
 
Makine mühendisliği eğitimini tamamlayanlar alanın belli bir dalında uzmanlaşabilirler. Meslek eğitimini tamamlayanların işletme alanında yüksek lisans eğitimi yapmaları durumunda özellikle, özel sektörde yönetici olarak çalışma olanakları bulunmaktadır. İsteyenler akademik kariyer yapabilirler.

BENZER MESLEKLER: Makine teknikerliği, otomotiv mühendisliği. Bakim Onarim Mühendisi,  Uygulama Mühendisi (Makine Üretim), Arastirma – Gelistirme Mühendisi

BURS, KREDİ VE ÜCRET DURUMU
 
- Öğrenciler, eğitimleri süresince, çeşitli kurum ve kuruluşlar tarafından sağlanan kredi ve burslardan faydalanabilirler.

- Kamu kesiminde çalışanlar 657 sayılı Devlet Memurları Yasasına göre teknik eleman olarak maaş ve yan ödeme almaktadırlar. Aldıkları ücret, asgari ücretin en az 3- 4 katı kadardır. Özel kesimde çalışanlar, alanlarında çok iyi yetişmek şartıyla yüksek ücret alabilmektedirler.