yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Dünya UNESCO Gastronomi Listesine Giren Gaziantep Mutfağı.

          Ne zaman bu şehrin ismini duysam ilk önce durup şöyşe bi düşünüyorum; Her konuda zengin, her konuda ismini dünyaya duyurmuş içine girince kaybolduğum şehir ve Dünyada şehir ismiyle anılan tek mutfak Gaziantep. Gaziantep mutfağında, Gaziantep'in o dar sokaklarında tarihin bütün izlerini yakalamak mümkündür.
          Gaziantep mutfağı, özel damak zenginlikleri ile tüm dünya mutfakları arasında çok önemli bir yere sahiptir. Gaziantep’te yemek yapmak bir sanattır. Nesilden nesil’e bir miras titizliğiyle yapılan yemekler aranılan damak tadının bulunmasını sağlamıştır.
Bilindiği gibi tarihi İpek Yolunun Gaziantep’ten geçmesinedeniyle birçok kültüre hizmet etmiş olan bu güzel şehrimiz doğal olarak yemek çeşitliliği ile de farkını yansıtmaktadır.
291 çeşit özgün yemek çeşitleri ile Türkiye ve dünyanın en zengin mutfağı olarak tespit edilmiştir Antep Mutfağı… Bunu gerçekten hakediyor bir şehre yemek, tatlı bu kadar çok yakışır! mı bilmem ama Gaziantep denilince ben acıkıyorum. :) Devam edelim...

          Gaziantep mutfağı yemek çeşitlerindeki zenginliğinin dışında kurutulmuş gıdaları(patlıcan, domates, biber) ve baharat çeşitliliğiyle de öne çıkmaktadır…

         
Türkiye’nin ilk mutfak müzesi Antep Şahinbey’de bulunmaktadır.
Türkiye’nin ilk mutfak müzesi Antep Şahinbey’de bulunmaktadır.

          Gaziantep mutfağı denilince akla ilk önce Kebap gelir. Tatlı olarak ise tartışmasız bir şekilde baklava yer almaktadır. Ha birde Lahmacunu unutmamak gerek bunlar Anteplilerin vazgeçilmez üçlüsü arasında yer almaktadır.

           Yemeklerde nane, sarımsak, kırmızıbiber ve baharat bolca kullanılır. Antep sucuğu, Besni sucuk ve pestili, Samsa ve Bastık inanılmaz lezzetler arasındadır.

          Çiğköfte, içli köfte, Kilis kebabı, yenidünya, elma kebabı, simit kebabı, Alinazik diğer meşhur yemekleri arasındadır.

           Yukarıda saydığımız yemek çeşitlerinden fark edildiği gibi Gaziantep mutfağı ete dayalı bir yemek kültürüne sahiptir. 

           Daha çok koyun eti tüketilmektedir. Tek başına sebzeli yemek çeşidi az yapılmaktadır. Sebzeli yemek yapılsa dahi etli yapılmaktadır. 

Gaziantep Mutfağındaki Yemek Çeşitlerini Sıralamak Gerekirse;

Gaziantep Beyran Çorbası
1-Çorba Çeşitleri

          Mercimek Çorbası, Süzme Kırmızı Mercimek Çorbası, Alaca Çorba, Yoğurtlu Dövme Çorbası, Maş Çorbası, Antep Tarhana Çorbası, Maş hor Çorbası, Öz Çorba, Keme çorbası, Un Çorbası, Yoğurtlu Un Çorbası, Yoğurtlu Lebene Çorbası, Yoğurt Çorbası, Süt Çorbası, Düğün Çorbası, Şafak Çorbası, Soğan Çorba, Aşır Çorbası, Muni Çorba.

2-Et Yemekleri

          Kelle paça, et paçası, beyran, şıveydiz, yoğurtlu patates, kabaklama, doğrama, boranı, pir pirim aşı, alinazik, patlıcan musakka, Ekşili Taraklık, et kızartma, Et Sarması, Kuveysal, Darap Gatel, et Paça, Mardındella, Rulo Köfte, Yufkalı Paça, terbiyeli Köfte, Ciğer kavurması, Ciğer tavası

gazantep mutfağından sarma ve dolmalar
3-Dolma ve Sarma Çeşitleri

          Karışık Antep Dolması, Firikli Acur dolamsı, Bulgurlu Kabak Dolaması, Yoğurtlu Kabak Dolması, Haylan Kabağı Dolması, yaprak sarması, lahana sarması ve pancar sarması.

4-Hamur İşleri

          Lahmacun, peynirli pide, şekerli pide, yeşil zeytin böreği, peynir semseği, lor semseği, çökelek semseği, tatar böreği, şiş börek, omaç, pisi böreği.

5-Köfte Çeşitleri

          İçli Köfte, Sini Köftesi, Topaçlı Köfte, Malt ıhalı Köfte( Kırmız Mercimek) Ekşili Ufak Köfte, Haveydi Köftesi.

6-Pilav Çeşitleri

          Etli Pilav, Firik Pilavı, İç Pilav, Sebzeli Pilav, Meyveli Pilav, Mercimekli Pilav, Kıtmalı Bulgur Pilavı, Sebzeli Bulgur Pilavı, Lolazlı (börülce) Pilav.

7-Kebap Çeşitleri

          Ciğer kebabı, Terbiyeli tike Kebabı, Altı Ezmeli Tike Kebabı, Patlıcan Kebabı, Torbada Patlıcan Kebabı, Kıyma Kebabı, Sebze Kebabı, Patates Kebabı, Sarımsak Kebabı, Frank Kebabı, İslim Kebabı, Koç Kebabı, Bamya Kebabı, Simit Kebabı, Keme Kebabı belli, Soğan kebabı.

Gaziantep'in leziz baklavaları
8-Tatlı Çeşitleri

          Baklava, bülbülyuvası, fıstıklı sarma, kadayıf, lokma tatlısı, irmik helvası, aşure, zerde, sütlaç, bastık, nişe helvası, guymak, kaygana, şıllık, kere biç, mayanalı kahke ve hedik.

9-Zeytinyağlı Yemekler

          Ötçe, bıbbıkiye, ekmek aşı, pancar kavurma ve zeytinyağlı kabak içi.

10-Tavalar ve Kavurmalar

          Saçma tavası, sarımsak tavası, domates tavası, bakla tavası, fasulye tavası, et kavurması, ciğer kavurma ve et kızartması.

11-Yoğurtlu Yemek Çeşitleri

          Sarımsak Aşı, Şiveydiz, Acur Muntaniyesi, Yoğurtlu Keme, Yoğurtlu Bakla.

12-Piyaz ve Salatalar

          Maş, fasulye salatası, loğlaz, patates salatası, yeşil zeytin piyazı, çoban salata, domates salatası, koruk salatası, patlıcan salatası ve cacık.

13-Kahvaltılıklar

          Katmer, kaymak, muhammara, yeşil zeytin ekşilemesi, dorgambaç ve tarhana eritmesi

          Sevgili okurlar hakkınızı helal edin ben acıktım eminim sizde acıkmışsınızdır. Gaziantep tarihi ve mutfağı bakımında her yeri ile lezzetli mutlaka gelip gezmenizi tavsiye ediyorum Herkese AFİYET OLSUN.... Yorumlamayı unutmayın...


MAYALI-AYÇEKİRDEKLİ POĞAÇA


Hepimizin tarif defterinde favori bir poğaça tarifi vardır mutlaka. Benim de en sevdiğim mayalı poğaça tarifimdir bu. Hamurunu yoğurması da şekillendirmesi de ayrı bir keyifli geliyor bana.. Lezzetiyle, pamuksu yumuşaklığıyla da deneyen herkesten tam not alıyor..


Malzemeler
1 su bardağı ılık süt
1 su bardağı ılık su
2 yemek kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tuz
Bir paket yaş ya da kuru maya 
1 su bardağı sıvıyağ 
Aldığı kadar un

İç harcı
1 kase beyaz peynir
Yarım demet dereotu 

Yapılışı
Yoğurma kabına, önce mayayı,tuz ve şekeri alıp üzerine, ılık su ve ılık sütü dökün, karıştırıp 5 dakika kadar mayayı erimeye bırakın. Mayanın eridiğinden emin olduktan sonra sıvı yağ ve azar azar un ilavesiyle ele yapışmayacak, yumuşak bir hamur elde edene kadar iyice yoğurun ve yarım saat mayalanmaya bırakın.
Bu arada iç harcı için; beyaz peyniri ve ince kıyılmış dereotunu karıştırın.
Mayalanmış hamuru şekillendirip yağlı kağıt serdiğiniz tepsiye dizin. Yarım saat kadar da tepsi mayası için dinlenmeye bırakın. Daha sonra, üzerlerine yumurta sarısı sürüp, susam ya da ayçiçeği serptikten sonra 170 derece ısıtılmış fırında üzerleri kızarana kadar pişirin.
Afiyetle…
Not: Bu malzemelerden, 2 tepsi poğaça çıkıyor.
Afiyetle...

Bırakın Kendi Yesin

"Çocuk deyip geçmeyin" derler ya hep... Bence çocuklar için söylenmiş en doğru sözlerden biridir. Çocuğu bir birey olarak görmek, saygı duymak, zora koşmamak sadece çocuğun değil; anne ve babanın da hayatını kolaylaştıran bir şey. Elbette belli sınırlar içerisinde.

Ben bunun faydasını en çok Duru'ya yeme alışkanlığı kazandırırken gördüm. Duru'un açlığına ve tokluğuna hep saygı duydum. Doğduğu ilk günden bu yana yemesi için zorlamadım. Reddettiği zamanlarda bazen çok üzülerek de olsa yemeği önünden aldım. Kaşık veya biberon ile peşinden koşmadım. Biliyordum ki o da doğadaki her canlı gibi aç olsa yer idi.

Ek gıdaya geçişimizle birlikte bir karar vermem gerekiyordu. Ya üzerini ve etrafı kirletme pahasına kendi başına yemesine izin verecektim ya da ben yedirecektim. Konu ile ilgili okuduğum bütün makaleler çocuğun kendi kendine yemesinin teşvik edilmesi üzerine idi. Ben de öyle yaptım.

Bizim evimizde televizyon açılmaz. Açılsa dahi izlenmez. Çok klişe geliyor kulağa biliyorum; ama sahiden de öyle. Takip ettiğimiz bir dizi yok. Ülke gündeminden dolayı haber izlemeyi de bıraktık.  Açıkçası internet bu konuda daha objektif bir haber kaynağı. Ki zaten çok mühim bir gündem varsa gelip bizi buluyor. Dolayısıyla bu halden Duru da nasibini aldı. Televizyon izlemek için tutturan bir çocuk olmadı hiç. İlk çizgi filmi ile 18 aylık iken tanıştı. Haliyle yemek alışkanlığı kazandığı dönemde televizyon ya da tabletten bir şeyler izlemek istemedi. Buna gerek duymadı. İlgisi hep yediği yemeğin ve bizim üzerimizde oldu. Böylelikle yemeğin aynı zamanda sosyal bir ihtiyaç olduğu bilinci de yerleşti.



Öyle günler oldu ki saçından balık temizlediğimi bilirim. Bazen günde üç defa duş aldırmam, sürekli yer ve koltuk silmem, mama sandalyesini deterjanla ovup yıkamam gerekiyordu. Hiç üşenmedim. Gittiğimiz bir otelde Duru yemek yerken etrafı o kadar kirletmişti ki yabancı misafirler dışında herkes bize inanmayan gözlerle bakıyor, benim rahatlığıma şaşırıyorlardı. İlle de garsonların nefretini kazandığıma eminim. Sadece yanımızdan geçen yabancı turistler gülümsüyor, halden anlayan tavırlarla selam veriyorlardı. Yılmadım. Zira beni maksimum altı ay zorlayacak olan bu dönemin geçeceğini biliyordum. Nitekim öyle de oldu.




Duru yaşına geldiğinde çatal ve kaşık kullanan, neredeyse hiç dökmeden yemeğini yiyebilen, doyduğu zaman söyleyen, doymadığında "bi daa" diye isteyen bir çocuk oldu. Öğünlerini her zaman bizimle birlikte, bizim yemek yediğimiz takımlarını kullanarak yedi. Böylece ne kendini dışlanmış hissetti ne de bir ayrıcalığı olduğuna inandı.

Şimdilerde yemek yerken hiçbir sıkıntı yaşamıyoruz. Yardımsız, işi oyuna dökmeden, etrafı ve üzerini kirletmeden yiyen bir çocuk oldu. Böylece ben de çocuk peşinde koşarken aç kalan annelerden olmadım.

Eğer siz de yediği yemeğin tadına varan bir çocuğunuz olsun istiyorsanız etrafın kirleneceği korkusundan uzaklaşın ve kaşığı çocuğunuzun eline verin. Zira temiz bir eve sahip olmak en fazla iki saattinizi alır ama iyi kazanılmış bir yemek kültürü bir ömür çocuğunuzla kalır :)



TEL HELVASI AĞIZDA DAĞILAN BİR LEZZET

Kıvamını iyi tutturduğunuzda helva tel tel oluyor ve adını tel helvası olarak alıyor.
Tel helvasının yapılışını kaçırdığım için resim alamadım. Bu resmi netten temin ettim.
İşte tel helvası çekimi


Yukarıdaki resim http://www.haberler.com adresinden alınmıştır.
Tel helvası bir kaç kişi ile resimdeki gibi belirli bir yöne döndürülerek çekilir.

TEL HELVASI YAPILIŞI

Helvanın ilk önce meyanesi hazırlanır. Bunu yapmak için iki ölçü şekere bir ölçü su ilave edilip
rengi koyulaşıncaya kadar ateş üstünde karıştırılır. Rengi koyulaşan bu meyaneye limon tuzu atılır. Limon tuzu yoksa limon sıkılır.
Yağlanmış bir leğene ya da tepsiye boşaltılıp soğumaya bırakılır.
Meyane soğumaya bırakılırken, tere yağında un rengi pembeleşinceye kadar kavrulur.
Meyane iyice soğuduktan sonra bir bıçak ve benzeri yardımıyla tepsiden alınır.
Akide haline gelmiş olan şeker, sıkıla sıkıla uzatılarak yumuşatılır.
15-20 kere yapılan bu işlemden sonra iki ucunu birleştirip simit gibi yuvarlak yapılır.
Daha önceden kavurduğumuz unu ortaya alıp una batırarak devam edilir.
Usta helvacı talimatıyla bir acemi bir usta olmak üzere oturulan halka çekile çekile büyütülür.(yukarıdaki resimdeki gibi)
Leğene veya tepsiye sığmayacak hale gelinceye kadar çevrilir. Bu işlem tekrarlanır. Yani tepsiye sığmayacak hale geldiğinde tekrar küçültüp çevirmeye devam ediyoruz. Kavrulmuş un iyice yedirilir.
Avuç içlerinin maharetli olması istenen helva kıvamında önemlidir.
Eğer incelmemiş helva parçaları olursa buna kaşık sapı denmektedir. Bu incelmemiş sert parçalar helva çekene yedirilir.:) Afiyet şeker olsun

Tel helvasının yapılmış hali
Ben yapılmış haline yetiştim ve sizin için bol bol resim çektim. Ayrıca afiyetle yedim.
Bu tel helvası ağızda dağılan tatlı mı tatlı bir lezzetti. Annemin maharetli ellerinden buyurun resimler;




Tel helvası çekimi nasıl yapılır size anlatmaya çalıştım. Umarım sizin de beğeneceğiniz bir tatlı tarifi olur. Ben ümit ediyorum ki damak tadınız bu lezzete hayır demeyecektir.
Esen kalın...

ORUÇ TUTARKEN DAHA AZ SUSAMANIN YOLLARI NELERDİR ?

 

 

SAHURDA NELERİ YEMELİYİZ , SUSAMAMAK İÇİN NELERİ YAPMALIYIZ ?

  • Sahurda tuzlu ve yağlı yiyeceklerden kaçının. 
  • Kızartmalardan uzak durunuz.
  • Sahuru zamana yayın. 15 dakikada sahur yapmayınız.
  • Sahur yemeği yerken aralara yayarak 1-2 litre su için.
  • Sahurda zeytin ( tuzsuz) tüketin.
  • Sahurda salatalık ve karpuz gibi su oranı yüksek gıdalar tüketin.
  • Sahur yemeği bitiminde önceden bir çay bardağına sırf dem koyarak beklettiğiniz çayı içiniz.
  • Bunu yapamıyorsanız bol çay tüketmeye çalışın.

 

SERTLEŞEN BEZELYELER HAKKINDA PRATİK BİLGİLER



Bezelye : Bezelyeler ayıklandıktan sonra pişirilmezse kuruyup sertleşir. Bu durumda bezelyeleri bir gün soğuk su içinde bekletmek gerekir. Bezelyenizin daha lezzetli ve yumuşak olması için tuzunu en son ekleyin. Pişmeye başladıktan sonra içine iki tane kesme şeker atarsanız çok daha güzel bir sonuç elde edersiniz.